6 Şubat 2014 Perşembe

Yaşlanma ve Ölümsüzlük (Bölüm 1 - Stres)


               Yaşlanma ve Ölümsüzlük  (Bölüm 1)

          Her insanın korkularından biridir yaşlılık. En az ölmekten korktuğumuz kadar çok korkarız yaşlanmaktan. Yaşlanma dediğimiz mekaniğe daha yakından bakalım. Hayatın her anında olduğu gibi, yaşlanma sürecinde de bazı şanssızlıklar mevcuttur. Bu şanssızlıkların başında atalarımızın bizlere mirası olan genlerimiz gelir. Genetik yapıları uzun yaşamaya yatkın olan kişilerin yüz yaşına kadar yaşama olasılıkları, diğer insanlara göre yirmi kat daha fazladır. Fakat yaşamın her alanında olduğu gibi bu noktada da çeşitli hileler mevcuttur. Bu hilelerin başında stresten uzak bir yaşam gelir.

               Stresten Uzakta

          Günümüzde stres insanlığın en büyük düşmanlarından birisidir. “Düşmanını kendinden daha iyi tanımalısın.” sözünün hakkını vererek stresi daha yakından tanımaya çalışalım. Stres dediğimiz durumu açıklayan çok güzel bir söz vardır. Profesör bir kardiyolog şöyle demişti bir keresinde; “Stres, bir kedinin vahşi bir köpek karşısındaki durumudur.” yani anlayacağınız üzere stres, belli bir nedene verilen otomatik bir tepkidir. Stres, zihnimizi yıprattığı kadar fizyolojimizi de yıpratan bir etmendir. Çeşitli hormonların salınımını arttırarak katabolizmayı arttırmaktadır. Kısacası stres kayaları çakıl taşlarına dönüştüren sert bir akıntı gibidir. Yıpratıcı etkilere sahiptir. İnsan ise diğer canlıların aksine stres ile yaşamaya mahkum olmuş bir canlıdır. Bunun sebebini az önce verdiğim kedi ve köpek örneğinde bulabiliriz. Bu örneğin devamında kedi bir ağacın tepesine veya güvende olabileceği bir bölgeye ulaştığında stresten kurtulur çünkü tehlike geçmiştir. Fakat insan zihninin karmaşık yapısı stresin gün boyu insanın peşini bırakmamasına sebep olur. Otobüse bindiğimizde bile kötü görünümlü insanlardan çekinir, otobüs hızlı gidiyorsa tedirgin olur, şoför yanındaki ile konuşuyorsa yol boyunca kaza mı yapacağız diye düşünerek strese gireriz. Bu düşünceler gün boyu devam eder. Stresi tamamen hayatımızdan çıkaramasakta, mümkün olduğunca azaltıp etkilerini en aza indirebiliriz. Bunun için yapmamız gereken şeyler ise çok basittir. Tehlikenin farkında olalım, önlemimizi alalım ve gerisini oluruna bırakalım. Çünkü bir konuya odaklanıp strese girmemiz o olayın olmasını engellemeyeceği gibi bize zarar da verir. Şimdi stresten uzak bir hayat yaşamaya başlayabilirsiniz. Derin bir nefes alın ve daha huzurlu olmaya çalışın.

Yazının devamı gelecektir. Beş kısımdan oluşmasını planladığım bu yazı dizisini takip etmenizi tavsiye ederim. İyi günler.


     Barış Can Kurt

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder