Yaşlanma
ve Ölümsüzlük (Bölüm 1)
Her
insanın korkularından biridir yaşlılık. En az ölmekten
korktuğumuz kadar çok korkarız yaşlanmaktan. Yaşlanma dediğimiz
mekaniğe daha yakından bakalım. Hayatın her anında olduğu gibi,
yaşlanma sürecinde de bazı şanssızlıklar mevcuttur. Bu
şanssızlıkların başında atalarımızın bizlere mirası olan
genlerimiz gelir. Genetik yapıları uzun yaşamaya yatkın olan
kişilerin yüz yaşına kadar yaşama olasılıkları, diğer
insanlara göre yirmi kat daha fazladır. Fakat yaşamın her
alanında olduğu gibi bu noktada da çeşitli hileler mevcuttur. Bu
hilelerin başında stresten uzak bir yaşam gelir.
Stresten
Uzakta
Günümüzde stres insanlığın en büyük düşmanlarından
birisidir. “Düşmanını kendinden daha iyi tanımalısın.”
sözünün hakkını vererek stresi daha yakından tanımaya
çalışalım. Stres dediğimiz durumu açıklayan çok güzel bir
söz vardır. Profesör bir kardiyolog şöyle demişti bir
keresinde; “Stres, bir kedinin vahşi bir köpek karşısındaki
durumudur.” yani anlayacağınız üzere stres, belli bir
nedene verilen otomatik bir tepkidir. Stres, zihnimizi yıprattığı
kadar fizyolojimizi de yıpratan bir etmendir. Çeşitli hormonların
salınımını arttırarak katabolizmayı arttırmaktadır. Kısacası
stres kayaları çakıl taşlarına dönüştüren sert bir akıntı
gibidir. Yıpratıcı etkilere sahiptir. İnsan ise diğer canlıların
aksine stres ile yaşamaya mahkum olmuş bir canlıdır. Bunun
sebebini az önce verdiğim kedi ve köpek örneğinde bulabiliriz.
Bu örneğin devamında kedi bir ağacın tepesine veya güvende
olabileceği bir bölgeye ulaştığında stresten kurtulur çünkü
tehlike geçmiştir. Fakat insan zihninin karmaşık yapısı stresin
gün boyu insanın peşini bırakmamasına sebep olur. Otobüse
bindiğimizde bile kötü görünümlü insanlardan çekinir, otobüs
hızlı gidiyorsa tedirgin olur, şoför yanındaki ile konuşuyorsa
yol boyunca kaza mı yapacağız diye düşünerek strese gireriz. Bu
düşünceler gün boyu devam eder. Stresi tamamen hayatımızdan
çıkaramasakta, mümkün olduğunca azaltıp etkilerini en aza
indirebiliriz. Bunun için yapmamız gereken şeyler ise çok
basittir. Tehlikenin farkında olalım, önlemimizi alalım ve
gerisini oluruna bırakalım. Çünkü bir konuya odaklanıp strese
girmemiz o olayın olmasını engellemeyeceği gibi bize zarar da
verir. Şimdi stresten uzak bir hayat yaşamaya başlayabilirsiniz.
Derin bir nefes alın ve daha huzurlu olmaya çalışın.
Yazının devamı gelecektir. Beş kısımdan oluşmasını
planladığım bu yazı dizisini takip etmenizi tavsiye ederim. İyi
günler.
Barış Can Kurt

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder